Kükçükkuyu – Adatepe hikayesi -izle

Birazdan güneş Midilli’nin ardında kaybolacak… Adatepe Köyü Zeus Altarı’nın gölgesinde yeni bir geceye kavuşacak fakat biten bir güne sessizleşerek…

Keçilerin çıngırakları, tokurdakları yavaş yavaş kulağımızdan uzaklaşıp yerini akşamın huzurlu sessizliğine bırakacak…

Oysa birkaç saat önce denizin sularında kaybolma oyunları oynuyorduk…

Belki birkaç göçmen teknesi ardımızdaki denizi aşmaya çalışıyordu…

Cadde pastanesinden yeni çıkmış boyozlar ellerimizde ufalanıyordu…

Bilge bir kediye gülüyordu…

Mısırcı Küçük Ali kararan vücuduna rağmen emeğinin peşinde koşuyordu…

Cemali Burnaz caddesinde sıcaktan kavrulan arabalar tatilin bitmesini beklerken sahipleri onları pek akıllarına getirmiyordu…

Gülsüm Camgöz caddesinde baharatçı teyze yeni günün rızkını arıyordu.

Takıcılar, dondurmacılar, el emeğini geçimine dönüştürenler…

Yani birkaç saat öncesine kadar dünden sonra yeni başlayan bir gün yaşanıyordu…

Şimdi o yaşanan gün de gözlerini kapayıp uyumak üzere…

Hem daha Zeytin Yağı Müzesine gidecek ve Sabun Müzesini de gezecektik…

Taş Mektepte fotoğrafımız olacaktı…

Belki pek çok daha köy gezip, şelalelerden su yudumlayacaktık…

Ama gün bitti, hüzünlü şarkılar gibi bitti.

Bir kahve molası verip dönemli bu gizemli köyden…

Keşke insan kocaman bir adım atabilse…

Midilli’ye birkaç adımda geçip zaman arkasından kovalamadan Bozcaada’ya gidebilse…

Eğer helikopteriniz ya da uçan arabanız yoksa ne yazık ki şimdilik böyle bir şey mümkün değil…

Aslında üzülmüyorum da bu duruma…

İnsan bir kaplumbağa kadar yavaşlayabilmeli…

Tadını alabilmeli yediği zeytinin, yağın, balın…

Kim bilir belki bu farkına varma sayesinde yeniden yeniden geldiği yerlerden farklı keyifler alıyor insan…

Her seferinde de daha da yavaşlıyoruz, kaçırdığımız bir şey olmasın diye…

Bu seferki Küçükkuyu gezimde de hayata, insana, coğrafyaya dair çok güzel anılar biriktirdim…

Ne diyelim… Yine gel Midilli’nin ardına doğru kaçan güneş… Yarın ömrümüz varsa yeniden buluşalım seninle… 

2 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Aklımızda Bursa da olmalı!

Dağ yöresi olarak düşünce kapsam alanımızda Bursa da olsun                DAĞ-DER 1986 yılında yöre insanımız tarafından kültürümüzün yaşatılması hemşehrilerimizin  dayanışma ve kaynaşmasını sağlamayı amaç edinerek kurulmuş, halen bu amaçlarla faaliyetlerini sürdüren dağ yöresinin yegane sivil toplum kuruluşudur.                Kurucu Başkanımızdan bu günkü başkanımıza kadar tüm başkanlarımız ve yönetimleri, derneğimizin amaçlarını […]

Dagder.org.tr'yi ziyaret ettiniz mi?

http://dagder.org.tr/