Dünyanın telaşı bitmez

Dünyanın telaşı bitmez. Güneş doğar güneş batar. Rüzgâr eser, diner. Yağmur yağar, çiçekler açar, kertenkeleler, kaplumbağalar yavrular, fesleğenler balkonlarda sulanır güzel kokular yayar, kınalı kuzular askere gider, kız kızan lar doğar büyür gelin olurlar sandıklarda çeyizleri… Cemre düşer, erikler çağlalar kütür kütür yenir. Toprağa sımsıkı tutunur fidanlar, Karpuzlar bostanlar çıkar tarlalarda sere serpe..

Irgatlar çalışır ağustos sıcağında bu ne hızdır ey dünya.. Hayret edersin.

Bilmem kaç yaşında yorgun dünya biraz daha yaşlanır her dönüşünde kendi etrafında güneşin Etrafında semazen gibi. Güneşin umrunda mı gün olur ay olur yıl olur gözleri kamaştırır, ısıtır, terletir

Hayat verir.  Yaşını alır gidersin, çocuklar büyür. Hayret edersin.

Rüzgâr içimizde diner önce, uğultusu kulaklarımızda.

En tenha yanımıza güvercinler konar en kalabalık yanımıza örümcekler ağ örer Ebubekirler yoktur artık.

Bahçedeki iğde ağacımız  içten içe çürüyecek Ayşe üzülecek bu duruma. Sulasakta her gün ne çare  kurt içerdedir, yara derindir. Merhem tutmaz. Ama umut hep vardır.

Çok hızlıdır zaman. Döner durur dünya. Telaştan şüpheden ve zulümden kimi zaman ihanetten  ağlarla örülmüştür etrafımız.

Bizim bu günlerde sahih, sağlam, muhkem yüreklere ihtiyacımız var  üçüncü bir gözle görebilen dostlara, yol uzundur, azığımız umuttur, inançtır. Heybemizde doğruluk.İyilik.Güzellik. Merhamet. Bir çocuk gülümsemesi. Bir piri faninin güven veren bakışı, duası.

Bu kadim şehrin en güzel tarafı her yolun Camii Kebire çıkıyor olması. Birazdan müezzin efendi davudi sesi ile ezan okuyacak içimizi bir huzur kaplayacak. Kaplamazsa ne çare, dur yavaşla ve düşün neresindesin hikayenin.

Şunu bir kenara yazmalı,

Gündelik malayani mülahazalar, teatiler, tartışmalarla boğduğumuz bir kalbimiz ve ıskaladığımız nice mühim meseleler de var unutmayalım.

Dünyanın telaşı bitmeyecek. Yavaşlayalım. Ihlamur kokusunu duyalım, taze biçilmiş çimen kokusunu, yağmurdan sonra toprak kokusunu içimize çekelim. Yok bitmez bu dünyanın telaşı, ömür biter telaş bitmez. Bu yüzden içine dön. Merhamet mabedine sığın içinin. Yavaşla. Dur düşün. Ruhun geride kaldı. Sabun köpüğünden kaleler yıkılıyor bir bir.

Gayret bizden Tevfik Allah’tan

Merhaba.

Hoş bulduk.

Üzeyir Tüfekçi

avukat.utufekci@hotmail.com

8 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

BURSA MÜZESİ MÜDÜRÜ ALİ RIZA YALGIN’IN DAĞ YÖRESİ GEZİSİ

Dağ Yöresi, dağlık yapısı ve çevre yerleşimlere olan kısıtlı ulaşımıyla tarihte çoğu zaman izole bir yaşam sürmüştür. Bu izolasyon, yöredeki tarihsel ve kültürel dokunun pek bozulmadan günümüze kadar gelmesine zemin hazırlamıştır. Bu otantik yapısı nedeniyle Dağ Yöresi, meraklı bilim insanlarının daima ilgi odağı olmuştur. Bu bağlamda ünlü araştırmacılar, Dağ Yöresi’ni […]

Dagder.org.tr'yi ziyaret ettiniz mi?

http://dagder.org.tr/