Şakşakçılar!

Boş muhalefeti sevmem.

Her şeyi eleştiren, her yapılanda kusur bulmaya çalışan muhalefet tarzının faydadan çok zarar getirdiğini düşünürüm; yalnız yardakçılıktan da hoşlanmam. Her yapılanı akıl süzgecinden geçirmeden, vicdan muhasebesini yapmadan alkışlayan şakşakçılardan da nefret ederim.

Ülkemizde bu durumlara düşmüş ciddi bir kesim var. Neyi, nereden, nasıl eleştiririm diyen ve her yapılana bir kulp takmaya çalışan grup bir süre sonra ciddiye alınmaz hale gelir.

Ya şakşakçılar?

Hiç düşünmeden birilerini alkışlayarak elleri nasır tutan grup ciddiye alınır mı?

Bence alınmalıdır. Bunlar ilk kesimden daha çok zarar verirler topluma; çünkü bunlar alkışladıkları insanlar tarafından ciddiye alınırlar. Alkışlara, sahte beğenilere, menfaat yalakalığına kurban giden kişiler her yaptığını bir süre sonra hatasız zanneder. Kendisini Kaf Dağı’nda görür. Kendisinden başkasının olmadığını, kitlenin onun zekâsına ve karakterine hayran olduğunu zanneder. Kararlarını en doğru şekilde aldığını düşünür ve başkasının aklına ihtiyaç duymaz. Eleştirileri de kaldıramaz.

Şeyh uçmaz mürit uçurur derler ya, bu söze benzer işte; fakat özünde aynı değildir. Burada samimiyet yoktur.

Peki, şakşakçılar niçin var?

Beklentileri yüzünden. Bu tip insanlar ya kısa yoldan zengin olma hayalindedir ya da topluma caka satacak bir mevki peşindedir. En iyi yükselme yolunun üst makama tatlı görünmek olduğunu çok iyi bildiğinden sadık insan rolüne bürünüverir. Kimi ne zaman alkışlayacakları belli olmaz bu tiplerin. Kaygan bir zemindir bunlar. Gemi batarsa onu ilk terk edecek, kendisine sağlam bir gemi bulacak onlardır. Zira yüzmeyi çok iyi bilirler. Kriz anlarında görünmez olurlar. Menfaatin kokusunu aldıkları yerden hiç ayrılmazlar. Suyun başını da, suyun akışını da sezgileriyle anlama yetenekleri gelişmiştir. Hiç kaybetmeyeceklerini düşünürler ve kazanmayı da çok iyi bildiklerini zannederler.  İşte bu büyük bir yanılgıdır. Kısa vadede olmasa da uzun vadede en çok şakşakçılar kaybeder. Buna itibarları da dâhildir.

Üzülürüm böyle insanlara, acınacak durumdadırlar benim gözümde.

Yazık derim içimden.

Alkışlanan da masumdur nihayetinde.

9 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Virüs eşitledi bizi

Öyle günlerden geçiyoruz ki sanki tarih kitaplarından bildiğimiz o büyük savaşların tam ortasındayız. Öyle bir savaş ki ne bombalar patlıyor ne top ne de tüfek… Öyle bir savaş ki tüm dünyayı saran… Savaşı başlatan düşman ise ne bir azınlık, ne bir devlet ne de bir imparatorluk Savaşı başlatan gözle görülemeyen […]

Dagder.org.tr'yi ziyaret ettiniz mi?

http://dagder.org.tr/